Osman Gazi Dönemi Olayları
1299
- Osman Gazi , bağımsızlığı ilan ederek Osmanlı Beyliği'ni kurdu.
Osman Bey , Çobanoğulları beyliğinin vasalı olarak Bizans topraklarına akınlarda bulunurken bu beyliğin Bizans'la anlaşması üzerine , bölgede Bizans'a karşı olanlar , etkinliklerini bu kez Osman Bey'in bayrağı altında sürdürdüler. Bu durum yavaş yavaş Osman Bey'i bağımsızlığa doğru iten bir etken oldu. Osman Bey bölgenin ve Bizans'ın içinde bulunduğu durumdan ustaca yararlanmasını bildi ; bölgedeki islam tarikatlarının , özellikle Şeyh Edebali'nin gücünden ve nüfuzundan yararlandı. Bizansâ karşı savaşan gazilerin önderi durumuna gelen Osman Bey Bizans köy kasaba ve kalelerini birer birer ele geçirmeye başladı. Başarıları hem topraklarının büyümesine , hem de Anadolu Selçuklu topraklarından , komşu Türkmen beyliklerinden asker , komutan ve yöneticilerin onun saflarına katılmasına yol açtı. Genellikle 1299 tarihi , Osman Bey'in bağımsızlığını ilan ettiği tarih olarak kabul edilir. 1299'da Türkiye Selçukluları Sultanı 3.Alaeddin Keykubat 'ın , İlhanlı hükümdarının yanına gitmesi sonucu , Anadolu'da bir iktirdar boşluğu ortaya çıkmıştı. Bu durumdan yararlanarak bağımsızlıklarını ilan eden Türkmen beylikleri gibi , Osman Bey de , 1299'da bağımsızlığını ilan etti.
1301
- Yenişehir kalesi fethedildi ve komuta merkezi buraya taşındı.
1302
- Koyunhisar Savaşı ; Osman Bey , Gemlik'in güneyinde Koyunhisar'da (Baphaon)yapılan savaşta Bizans ve müttefiklerinden oluşan orduyu bozguna uğrattı. Osman Bey'in elde ettiği başarılar , komşu Rum tekfurlarını ve Bizans imparatorunu harekete geçirdi. Bu tarihe kadar Bizans , Osman Bey'i ciddi bir tehlike olarak görmemiştir. Tekfurlardan gelen haberler üzerine imparator , duruma müdahale etmeye karar verip , generallerinden Muzalon komutasındaki iki bin kadar askerini , tekfurlara yardım için gönderdi. Koyunhisar'da meydana gelen ilk Osmanlı - bİzans savaşını , Türkler kazandı. Bu savaştan sonra Bursa , kuzey kısmı hariç , Türkler tarafından çevrildi. Böylece İzmit yolu açılmış oldu. Koyunhisar Savaşı'ndan sonra Osman Bey , İznik ve Bırsa'yı savunmasız bırakmakk , bu şehirlerin etrafındaki kaleleri ele geçirmek gibi siyaset izledi.
1306
- Dinboz Zaferi ; Kestel ve Ulubat kaleleri fethedildi.Osman Gazi komutasındaki Osmanlı ordusu ile Bizans Tekfurları ordusu arasında Dinboz'da yapılan bu savaşta , birleşen tekfurlar yenilince Dinboz ve Kestel kaleleri Osmanlıların eline geçti. Kestel , Madenos ve diğer yerlerin tekfurları bu çarğışmada öldüler. Ulubat tekfurunun yanına kaçan Kete tekfuru ile Osmanlı tarihinin ilk askeri anlaşması yapılarak Kete kalesi de ele geçirildi.
1307
- İznik kuşatması başladı.
1308
- Ulubat Gölü üzerindeki Alyos Adası , Aygut Alp'in oğlu Kara Ali tarafından barış yoluyla teslim alındı.
- İznik - İzmit yolu üzerinde yer alan İznik'in ileri karakollarından Karahisar (Trikokia) fethedildi.
1313
- Omsn Gazi'nin sadık dostu Harmankaya Tekfuru Köse Mihal , İslam dinini kabul etti ; kalesi ve adamlarıyla Osmanlılara katıldı.
1314
- Lefke (Osmaneli) , Mekece , Akhisar , Geyve ve Gölpınar yakınlarındaki Leblebici (Löblüce) kaleleri fethedildi.
- Bursa kuşatması başladı.
1316
- Orhan Bey ve Nilüfer Hatun'un büyük oğlu , geleceğin Rumeli Fatihi Şehzade Süleyman dünyaya geldi.
1320
- Osman Gazi'nin rahatsızlığı nedeniyle oğlu Orhan Bey Yönetimi ele aldı.
'' Osman Gazi , nikris (gut) hastalığı nedeniyle 1320 yılından sonra fetih harekatında bulunamamıştı. Bu nedenle oğlu Orhan Bey'i kendine vekil yaptı. Osman Gazi , yönetimi oğluna bıraktıktan sonra na kadar daha yaşadığı hakkında ök kesin bilgiler yoktur. Orhan Bey'in bastırttığı ilk paradan , kendisinin 1324 yılında Osmanlı Beyliğinin basşına geçtiği anlaşılmaktaysa da , tarihçiler , resmi tahta çıkış tarihinin , Osman Gazi'nin öldüğü 1326 yılında olduğunu belirtmektedirler.''
1321
- Orhan Bey , Mudanya'yı fethetti.
1324
- Küçük bir Türk Beyliği olan Umut - Han Beyliği elindeki Akyazı fethedildi.
- İzmit yakınlarındaki Karamürsel , Kara Mürsel Bey tarafından fethedildi.
1325
- Bursa'nın ele geçirilmesini engelleyen önemli kalelerden Orhaneli (Atranos) ele geçirildi.
1326
- Şeyh Edebali öldü.
Ertuğrul Bey , 1281 yılında doksan yaşını geçmiş olduğu halde vefat ettiği zaman oğlu Osman Gazi uzun bir zamandan beri ona vekalet etmekte bulunuyordu. Ertuğrul Bey'in vefatı üzerine önce kendi kabilesi ve sonra diğer kabile ve aşiretler onun reisliğini tanıdılar. Osman Gazi o sırada 23 yaşındaydı. Beyliğin başına geçişinden kısa bir müddet sonra , Ahi reislerinden olup İtbumu vivarlarında tekkesi buluınan Şeyh Edebali'nin kızı Bala Hatun'la evlenmiştir. Şeyh Edebali , aynı zamanda devrinin meşhur alimlerindendi. Aslen Adanalı olup tahsilini Suriye ve Mısır'da yapmıştı. Ahilik o sırada Anadolu'da Anadolu'da fevkalade nüfuzlu ve yaygın bir tarikkattı. Edebali'nin ise itibarı pek büyük , müritler çok fazlaydı. Osman Gazi , onun kızını almak sıretiyle Ahilik nüfuzundan istifade etmek istedi ve buna muvaffak da ıkdu. Nitekim , Osmanlı beyliğinin kuruluş ve gelişimde pek büyük hizmetleri görülen Şeyh Mahmut Gazi , Ahi Şemsettin oğlu Ahi Hasan ve sonra sadrazam olan Çandarlı (cendereli) Kara Halil Paşa hep Ahiler dendiler.
Eski Osmanlı tarihçileri ve anaonim Osmanlı tarihleri Edebaki'nin kıznı yanlış olarak daima Mal Hatun diye anmışlardır. Halbuki , Orhan Gazi'nin anesi olan Mal Hatun , Ömer adlı bir zatın kızıdır ve Orhan Gazi'ye ait 1324 tarihli bir vakfiyede bu husus sarih şekilde kayıtlıdır. Edebali'nin kızı Bala Hatun ise Şehzade Alaeddin'in annesidir.
- Osman Bey'in ikinci oğlu Murat Hüdavendigar doğdu.
Orhan Bey'in oğullarından Süleyman Paşa ile Murat Bey , Yarhisar Tekfuru'nun kızı Nilüfer Hatun'dan , Halil Bey , Bizans İmparatoru Kantukuzenos'un kızı Prenses Teodora'dan , İbrahim Bey yine Rum prenseslerinden Asporça Hatun'dan doğmuşlarıdır. Keza kızı Fatma Sultan da aynı karsındandır. Bütün bunlardan , Orhan Bey'in en az üç evlilik yaptığı anlaşılmaktadır.
Balkan Fetihleri
1.Murat döneminde daha önce başlayan Balkan fetihleri daha da hızlanarak devam etmiştir. Lüleburgaz , Malkara , Dimetoka , Kırklareli , Dedeağaç alınmış , Bizans ve Bulgar kuvvetleri ile yapılan Sazlıdere Savaşı ( 1363 ) kazanılarak Edirne ele geçirilmiştir.
Edirne'nin Osmanlılar tarafından ele geçirilmesi Sırp , Bulgar , Macar ve Eflak ordularının katılımlarıyla bir Haçlı seferinin sonucu yapılan Sırpsındığı Savaşı Osmanlıların galibiyetiyle sonuçlanmıştır.
Sırpsındığı Savaşı Sonucunda ;
- Balkanlarda Türk İlerleyişi hız kazandı.
- Edirne ve Batı Trakya'nın güvenliği arttırıldı.
- Bulgaristan Krallığı Osmanlı hakimiyetini kabul etti.
- Macarların Balkanlardaki etkinliklerine önemli bir derbe vuruldu.
- Edirne başkent haline getirildi.
Trakya'nın batısında ve Makedonya'da yera alan Sırp kuvvetleri Çirmen Savaşı ( 1371 ) ile yenilgiye uğratmış ve Osmanlı egemenliği pekiştirilmiştir.
Osmanlı ilerleyişine karşı bu kez Sırp kralının girişimleri ile yeni bir ittifak oluşturulmuş, 1. Kosova Savaşı ile bu ittifakda yenilgiye uğratılmıştır. ( 1389 ) Kuzey Sırbistan egemenliğinin ylunu açanb savaşla , Tuna Nehri'ne kadar olan bg Osmanlı egemenliğne geçiştir.Osmnlı ordusunun tkili biçmde top kullandığı buavaşta Anadolu ürk beylilerinden de yardım alındığı görülür.
1.Murat Dönemi ( 1362 - 1389 )
Orhan Bey'in adından Osmanlı tahtına oğlu 1.Murat geçmiş ve ilk planda kardeşleriyle taht mücadelesine girmiştir.
1.Murat'ın Anadolu'daki Faaliyetleri için tıklayınız.
Balkan Fetihleri İçin Tıklayınız.
Orhan Bey Dönemi ( 1326 - 1362 )
Osmanlı Beyliği'nin başına geçen Orhan Bey , Bizans'a yönelik fetih politikasını sürdürmüştür. 1326 yılında Bursa fethedilerek devletin merkezi bu şehre taşınmıştır.
İznik kuşatılmış , bu gelişme karşısında Bizans Ordusu Osmanlılar üzerine yürümüştür. Osmanlı Beyliği ile Bizans arasında Palekanon Savaşı yapılmıştır. ( 1329 ) Bizans'ın yenilgiye uğratılması sonucunda Kocaeli yarımadasının büyük kısmı ele geçirilmiş ve Karadeniz kıyılarına ulaşılmıştır. İznik ve İzmit'in fethedikmesiyle birlikte Kocaeli Yarımadası tamamen Osmanlıların eline geçmiştir.
Bu dönemde Karesioğulları Beyliği'nde taht kavgaları yaşanmaya başlanmıştı. Bu durumdan yararlanılarak beylik Osmanlı egemenliği altına alınmış , Balıkesir ile Çanakkale arasındaki topraklar Osmanlılara geçmiştir. ( 1345 )
- Karesioğulları Osmanlıların egemenliği altına alınan ilk Türk Beyliğidir.
- Karesi donanması , Osmanlı donanmasının temelini oluşturmuştur.
- Karesi devlet adamları ve komutanları Osmanlı yönetiminde görev almışlardır.
Ülke içinde taht mücadeleleriyle boğuşan Bizanslılar , Balkan sınırlarına saldıran Sırp ve Bulgarlarla da uğraşmak zorunda kalıyorlardı. Bizans İmparatoru , bu nedenle Orhan Bey'e başvurmuş ve yardım istemiştir. Bu istek kabul edilmiş ve Rumeli topraklarıne geçen Osmanlı Kuvvetleri saldırgan Balkan prensliklerini yenilgiye uğratmışlardır.
Çimpe kalesi Bizan yönetimi tarafından askeri harekat sırasında üs olarak kullanılmak üzere Osmanlılara verilmiştir. Bu kalde , Rumeli Rumeli başlatılan Osmanlı fetihlerinde önemli dayanak noktalardan biri olmuştur. ( 1353 ) Gelibolu yarım adası ve Bolayır yöresi kısa bir sürede ele geçirildi. Anadolu'dan götürülen Türk toplulukları Rumeli'de fethedilen bu topraklara yerleştirildi.
Rumeli'de ele geçirdiği topraklarda sadece askeri tedbirle tutunamayacağını bilen Osmanlılar , Rumeli'ye geçişin ardından bölgede kalıcı olmanın yollarını aramaya başladı.
Bu amaçla başvurulan tedbirlerin en önemlisi , Hristiyan halkın güvenliğinin sağlanması ve boş toprakların iskan edilmesi için Anadolu'dan getirilen Türkmenlerin Rumeli'ye yerleştirilmesidir. Bu yöndeki ilk uygulamalardan biri , Süleyman Paşa'nın Rumeli'de ele geçirdiği topraklara , Balıkesir civarından getirttiği Türk aşiretlerini yerleştirmesidir. ( 1357 )
Osmanlılar hiçbir zaman fethettikleri bölgelerde yaşayan toplulıkları asimile etme çabası içinde olmamışlardır. Bu bilgi göz önüne alındığında , Rumeli'de ele geçirilen toprakların Türkleştirilmesinde iskan politikasının ne denli önemli olduğu daha iyi anlaşılır.
İskan faaliyetleri genel olarak şu iki yolla geröekleşmekteydi ;
- Devletin bazı toplulukları sürgün şeklinde Rumeli'ye yerleştirmesi ,
- Kendi istekleriyle Anadolu'daki bazı aşiret ve toplulukların Rumeli'ye göç ettirilmesi
Beylik yönetiminin telkinleri Anadolu'dan birçok aşiret ve ailenin Rumeli'ye yerleştirilmesi sağlanmıştır. İnkana tabi tutulan topluluklar , gerektiğinde Osmanlı akınlarına da toplu şekilde katılmışlardır.
Şeyh veya Ahilerin, fethedilen Rumeli topraklarına yerleşerek buralarda zaviyeler kurmaları da iskan çabalarını kolaylaştırmıştır. Bu zaviyelerin çevresinde toplanan nüfsun artması ile zamanla köyler oluşmakta idi. Bu tip topraklar vakıf sayılıp vergiden muaf tutuldukları için o zaviyenin çevresindeki nüfusun hızla artabilgiği görülür.
Türk derviş gazileri bir şehri alınca bir kısmı oraya yerleşmekte , kalan kısmı ise daha ileriye doğru yürümekte idi. Arkadan sürekli yeni kuvvetler geldiği ve en dinamik unsurlar en ileriye gönderildiği için Türk fetihlerinin ardı arkası kesilmiyordu.
Türkistan bölgesinden gelen Türk boylarının da belirli bir plan dahilinde Hristiyan topraklarında yerleşmesi sonucu zamanla Rumeli'deki Hristiyan halk azınlık durumuna düştü.
Osmanlı yönetiminin iskan politikasını şekillendirirken göz önünde tuttuğu ilkelerden bazıları şunlardır ;
- İskan edilecek topluluklar belirlenirken , göçebe unsurların ve aralarında anlaşmazlık bulunan aşiretlerden birinin tercih ettiği görülür. Bu şekilde hem toplumsal düzen ve huzurun sağlanması kolaylaştırılmış , hem de göçebe unsurların yerleşik düzene geçmeleri teşvik edilirdi.
- İskan edilecek grupların yerleştirilecekleri bölgelere yakın yörelerden olmasına dikkat edilirdi.
- Göçebe toplulukların ayrıldıkları yörelerin ekonomik ve sosyal yapısının bozulmamasına da özel bir önem verilmiştir.
- Rumeli topraklarına iskan edilen topluluklar devlet tarafından teşvik amaçlı olarak desteklenir , tohumluk gübre gibi bazı ihtiyaçlarının tedarikine yardımcı olunur ve toprakları bir süre vergiden muaf tutulmuştur.
- Göçmenlerin eski yurtlarına dönmelerie devlet tarafından izin verilmezdi.
1354 yılında Ahilerden Ankara'yı alan Orhan Bey döneminde beyliğin teşkilatlanmasıyla ilgili olarak şı çalışmalar yapılmıştır ;
- Divan teşkilatı kurulmuştur.
- Yaya ve Müsellem birlikleri oluşturularak düzenli bir ordunun temelleri atılmıştır.
- İznik'te bir medrese açılmıştır.
- Toprakların idaresinde subaşılar görevlendirilmiştir.
- İlk kadı tayini yapılmıştır. ( Adalet Teşkilatı )
- Vezirlik makamı kurulmuştur.
Osman Bey Dönemi ( 1281 - 1326 )
Osmanoğulları Beyliği 1291 ' e kadar Çobanoğulları'na bağlı bir uç beyliği olarak yaşamıştır. Osman Bey döneminde gerçekleştirilen girişimlerle , merkezden bağımsız hareket eden Bizans tekfurlarının kontrolundeki yerleşim birimleri fethedilmeye çalışılmıştır.
Bilecik , İnegöl , Yenişehir fethedilmiş , beyliğin merkezi Bilecik'e taşınmıştır. Anadolu'da yaşanan otorite boşluğu değerlendirilerek beyliğin bağımsızlğı ilan edilmiştir.
Osman Bey , Ahilerin lideri durumundaki Şeyh Edebali'nin kızı ile evlenmiş , ekonomik ve sosyal etkinliğe sahip bu teşkilatın desteğini elde etmeye çalışmıştır.
Osmanlıların kendi topraklarındaki ilerleyişinden endişe eden Bizans yönetiminin gönderdiği birliklerle Koyunhisar Savaşı yapılmıştır. (1302 ) Bizans'la yapılan ilk savaş olan bu mücadele Osmanlı'ların galibiyetiyle sonuçlanmıştır. Bu dönemde Bursa'nın alınması için çaba harcanmış , fakat sonuç alınamamıştır.
İlk Osmanlı parasının bastırıldığı Osman Bey döneminde Anadolu beylikleriyle herhangi bir siyasi mücadeleye girişilmemiştir.
