| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Osmanlı Tarihi | Osmanlı Devleti | Tarih Dersi

Osmanlı tarihi ve osmanlı devleti hakkında bilgiler , lise tarih dersi.

Yazılar arşiv 09.2008 Other entries in 2008-09 resimler , videolar

Orhan Bey Dönemi ( 1326 - 1362 )

Osmanlı Beyliği'nin başına geçen Orhan Bey , Bizans'a yönelik fetih politikasını sürdürmüştür. 1326 yılında Bursa fethedilerek devletin merkezi bu şehre taşınmıştır.

İznik kuşatılmış , bu gelişme karşısında Bizans Ordusu Osmanlılar üzerine yürümüştür. Osmanlı Beyliği ile Bizans arasında Palekanon Savaşı yapılmıştır. ( 1329 ) Bizans'ın yenilgiye uğratılması sonucunda Kocaeli yarımadasının büyük kısmı ele geçirilmiş ve Karadeniz kıyılarına ulaşılmıştır. İznik ve İzmit'in fethedikmesiyle birlikte Kocaeli Yarımadası tamamen Osmanlıların eline geçmiştir.

Bu dönemde Karesioğulları Beyliği'nde taht kavgaları yaşanmaya başlanmıştı. Bu durumdan yararlanılarak beylik Osmanlı egemenliği altına alınmış , Balıkesir ile Çanakkale arasındaki topraklar Osmanlılara geçmiştir. ( 1345 )

  • Karesioğulları Osmanlıların  egemenliği altına alınan ilk Türk Beyliğidir.
  • Karesi donanması , Osmanlı donanmasının temelini oluşturmuştur.
  • Karesi devlet adamları ve komutanları Osmanlı yönetiminde görev almışlardır.

Ülke içinde taht mücadeleleriyle boğuşan  Bizanslılar , Balkan sınırlarına saldıran Sırp ve Bulgarlarla da uğraşmak zorunda kalıyorlardı. Bizans İmparatoru , bu nedenle Orhan Bey'e başvurmuş ve yardım istemiştir. Bu istek kabul edilmiş ve Rumeli topraklarıne geçen Osmanlı Kuvvetleri saldırgan Balkan prensliklerini yenilgiye uğratmışlardır.

Çimpe kalesi Bizan yönetimi tarafından askeri harekat sırasında üs olarak kullanılmak üzere Osmanlılara verilmiştir. Bu kalde , Rumeli Rumeli başlatılan Osmanlı fetihlerinde önemli dayanak noktalardan biri olmuştur. ( 1353 ) Gelibolu yarım adası ve Bolayır yöresi kısa bir sürede ele geçirildi. Anadolu'dan götürülen Türk toplulukları Rumeli'de fethedilen bu topraklara yerleştirildi.

Rumeli'de ele geçirdiği topraklarda sadece askeri tedbirle tutunamayacağını bilen Osmanlılar , Rumeli'ye geçişin ardından bölgede kalıcı olmanın yollarını aramaya başladı.

Bu amaçla başvurulan tedbirlerin en önemlisi , Hristiyan halkın güvenliğinin sağlanması ve boş toprakların iskan edilmesi için Anadolu'dan getirilen Türkmenlerin Rumeli'ye yerleştirilmesidir. Bu yöndeki ilk uygulamalardan biri , Süleyman Paşa'nın Rumeli'de ele geçirdiği topraklara , Balıkesir civarından getirttiği Türk aşiretlerini yerleştirmesidir. ( 1357 )

Osmanlılar hiçbir zaman fethettikleri  bölgelerde yaşayan toplulıkları asimile etme çabası içinde olmamışlardır. Bu bilgi göz önüne alındığında , Rumeli'de ele geçirilen toprakların Türkleştirilmesinde iskan politikasının ne denli önemli olduğu daha iyi anlaşılır.

İskan faaliyetleri genel olarak şu iki yolla geröekleşmekteydi ;

  1.  Devletin bazı toplulukları sürgün şeklinde Rumeli'ye yerleştirmesi ,
  2.  Kendi istekleriyle Anadolu'daki bazı aşiret ve toplulukların Rumeli'ye göç ettirilmesi

Beylik yönetiminin telkinleri Anadolu'dan birçok aşiret ve ailenin Rumeli'ye yerleştirilmesi sağlanmıştır. İnkana tabi tutulan topluluklar , gerektiğinde Osmanlı akınlarına da toplu şekilde katılmışlardır.

Şeyh veya Ahilerin, fethedilen Rumeli topraklarına yerleşerek buralarda zaviyeler kurmaları da iskan çabalarını kolaylaştırmıştır. Bu zaviyelerin çevresinde toplanan nüfsun artması ile zamanla köyler oluşmakta idi. Bu tip  topraklar vakıf sayılıp vergiden muaf tutuldukları için o zaviyenin çevresindeki nüfusun hızla artabilgiği görülür.

Türk derviş gazileri bir şehri alınca bir kısmı oraya yerleşmekte , kalan kısmı ise daha ileriye doğru yürümekte idi. Arkadan sürekli yeni kuvvetler geldiği ve en dinamik unsurlar en ileriye gönderildiği için  Türk fetihlerinin ardı arkası kesilmiyordu.

Türkistan bölgesinden gelen Türk boylarının da belirli bir plan dahilinde Hristiyan topraklarında yerleşmesi sonucu zamanla Rumeli'deki Hristiyan halk azınlık durumuna düştü.

Osmanlı yönetiminin iskan politikasını şekillendirirken göz önünde tuttuğu ilkelerden bazıları şunlardır ;

  • İskan edilecek topluluklar belirlenirken , göçebe unsurların ve aralarında anlaşmazlık bulunan aşiretlerden birinin tercih ettiği görülür. Bu şekilde hem toplumsal düzen ve huzurun sağlanması kolaylaştırılmış , hem de göçebe unsurların yerleşik düzene geçmeleri teşvik edilirdi.
  • İskan edilecek grupların yerleştirilecekleri bölgelere yakın yörelerden olmasına dikkat edilirdi.
  • Göçebe toplulukların ayrıldıkları yörelerin ekonomik ve sosyal yapısının bozulmamasına da özel bir önem verilmiştir.
  • Rumeli topraklarına iskan edilen topluluklar devlet tarafından teşvik amaçlı olarak desteklenir , tohumluk gübre gibi bazı ihtiyaçlarının tedarikine yardımcı olunur ve toprakları bir süre vergiden muaf tutulmuştur.
  • Göçmenlerin eski yurtlarına dönmelerie devlet tarafından izin verilmezdi.

1354 yılında Ahilerden Ankara'yı alan Orhan Bey döneminde beyliğin teşkilatlanmasıyla ilgili olarak şı çalışmalar yapılmıştır ;

  • Divan teşkilatı kurulmuştur.
  • Yaya ve Müsellem birlikleri oluşturularak düzenli bir ordunun temelleri atılmıştır.
  • İznik'te bir medrese açılmıştır.
  • Toprakların idaresinde subaşılar görevlendirilmiştir.
  • İlk kadı tayini yapılmıştır. ( Adalet Teşkilatı )
  • Vezirlik makamı kurulmuştur. 

Osman Bey Dönemi ( 1281 - 1326 )

Osmanoğulları Beyliği 1291 ' e kadar Çobanoğulları'na bağlı bir uç beyliği olarak yaşamıştır. Osman Bey döneminde gerçekleştirilen girişimlerle , merkezden bağımsız hareket eden Bizans tekfurlarının kontrolundeki yerleşim birimleri fethedilmeye çalışılmıştır.

Bilecik , İnegöl , Yenişehir fethedilmiş , beyliğin merkezi Bilecik'e taşınmıştır. Anadolu'da yaşanan otorite boşluğu değerlendirilerek beyliğin bağımsızlğı ilan edilmiştir.

Osman Bey , Ahilerin lideri durumundaki Şeyh Edebali'nin kızı ile evlenmiş , ekonomik ve sosyal etkinliğe sahip bu teşkilatın desteğini elde etmeye çalışmıştır.

Osmanlıların kendi topraklarındaki ilerleyişinden endişe eden Bizans yönetiminin gönderdiği birliklerle Koyunhisar Savaşı yapılmıştır. (1302 ) Bizans'la yapılan ilk savaş olan bu mücadele Osmanlı'ların galibiyetiyle sonuçlanmıştır. Bu dönemde Bursa'nın alınması için çaba harcanmış , fakat sonuç alınamamıştır.

İlk Osmanlı parasının bastırıldığı Osman Bey döneminde Anadolu beylikleriyle herhangi bir siyasi mücadeleye girişilmemiştir. 

2.Meşrutiyet

2.Abdülhamit , tüm yetkileri elinde toplamış ve baskıcı bir politika izlemiştir. Bu durum İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin çalışmaları ile sona ermiştir.

Aydınların ve bazı devlet adamlarının baskılarına karşı koyamayan padişah , 1908 ' de ikinci defa Meşrutiyeti ilan etmiştir. Yeni anayasa ile ;

  • Padişah'ın yetkileri kısıtlanmış , hükümet meclise karşı sorumlu hale getirilmiştir.
  • Meclise padişahı tahttan indirme yetkisi verilmiştir.
  • Siyasi partiler kurulmuştur.

Bu çalkantılı dönemde önemli toprak kayıpları da yaşanmış , Bulgaristan bağımsızlığını ilan etmiş , Avusturya Bosna - Hersek 'i topraklarına katmıştır.

Yönetimde etkinlik sahibi olan İttihat ve Terakki Partisi'nin yönetiminden memnun olmayan bazı çevreler tarafından İstanbul'da isyan (31 Mart Olayı ) çıkarılmış Selanik'ten gelen Hareket Ordusu bu isyanı bastırmıştır. Yeni rejimi hedef alan bu isyanın sonucunda 2.Abdülhamit tahttan indirilmiştir. 

Kanun-i Esasi Sonuçları

Kanun-i Esasi ile Osmanlı Devleti'nde parlemeter yönetim başlamış , halk padişahın yanında yönetime katılarak seçme ve seçilme hakkı kullanılmıştır. Ancak yeni anayasa padişahın yetkilerini kısıtlamış , meclisin yetkilerini ise sınırlı tutmuştur.

2.Abdulhamit , 1877 - 1878 Osmanlı - Rus Savaşını bahane ederek Meclis-i Mebusan'ı kapatmıştır. İlk meşrutiyet denemesi başarısızlıkla sonuçlanmıştır.

2.Meşrutiyet için tıklayınız.

Kanun-i Esasi Maddeleri

  • Yasama görevi , Ayan Meclisi ve Mebusan Meclisi taradından üstlenilecektir.
  • Ayan Meclisi üyeleri padişah tarafından , Mebusan Meclisi üyeleri ise dört yılda bir yapılcak olan seçimle halk tarafından belirlenecektir.
  • Yürütme görevi Bakanlar Kurulu'na aittir. Bakanlar Kurulu'nun başı ise padişahtır.
  • Kanun teklifi bakanlar kurulu tarafından yapılabilir.
  • Padişahın , Meclis'i kapatma ve sürgün yetkisi vardır.
  • Hükümet padişaha hesap vermekle yükümlüdür.
  • Özel mülkiyet , eğitim ve öğretim , inanç ve basın özgürlükleri anayasal garanti altına alınmıştır.

1.nci Meşrutiyet

Mithat Paşa ve bir grup devlet adamı tarafından hazırlanan Kanun-i Esasi'nin padişah tarafından kabul edilmesiyle birlikte 1876 yılında Osmanlı Devleti'nde Meşrutiyet rejimine geçilmiştir.

Bu yenilikte Avrupa tarzı yönetim biçimlerini benimseyen Genç Osmanlılar grubunun çalışmaları etkilidir.

Meşrutiyet'in ilanının ardından seçimler düzenlenmiş , 1877 yılında Osmanlı Meclis-i Mebusan'ı açmıştır. Bu mecliste azınlık milletcekili de yer alıyordu. Azınlıklar , yönetimde söz sahibi olmalarına rağmen yabancı devletlerin kontrolünde hareket etmeye devam etmişlerdir. Bağğımsızlık düşüncesinin etkinliğini gün gittikçe artırması , Osmanlı meclisinin düzgün çalışmasını engellemiştir.

Kanun-i Esasi 'nin maddeleri için tıklayınız.

Kanun-i Esasi'nin sonuçları için tıklayınız.

Islahat Fermanı'nın Sonuçları

Islahat Fermanı , gayrimüslimleri ayrıcalıklı bir konuma getirmiştir. Bu durum azınlıkların siyasi alanda güç kazanmaya başlamasına yol açmıştır. Osmanlıcılık düşüncesinin ürünü olan Tanzimat ve Islahat Fermanları toplumsal dengeyi zedelemiş , Osmanlı Devleti'nin parçalanma sürecini hızlandırmıştır.

Islahat Fermanı'nın Maddeleri

  • İnanç özgürlüğü sağlanacak , gayrimüslimlere ibadethanelerini onarma hakkı verilecektir.
  • Gayrimüslimlere yönelik hakaret ifade eden sıfatlar kullanılmayacaktır.
  • Gayrimüslimler devlet memuru olabilecek , istedikleri okulları okuyabileceklerdir.
  • İltizam usulü kaldırılacak , vergiler adaletli şekilde toplanacaktır.
  • Gayrimüslimler bedel ödeyerek askerlikten muaf olacaklardır.
  • Yabancılar Osmanlı topraklarında mülk edinme hakkına sahip olacaklardır.
  • Mahkemeler herkese açık olacak , herkes kendi dinine göre yemin edecektir.
  • Ortadoks patrikhanesinin aldığı kararlar devlet tarafından onaylandıktan sonra geçerlilik kazanacaktır.
  • Gayrimüslimler şirket kurabilecek , il meclislerine üye olabileceklerdir.

Islahat Fermanı ( 1856 )

Avrupalı devletlerin desteğini almak ve Osmanlı içişlerine karışılmasını engellemek amacıyla Islahat Fermanı ilan edilmiştir. Bu ferman Osmanlı topraklarında yaşayan gayrimüslimlere yeni haklar veren bir belgedir.

Tanzimat Fermanı'nın Yorumu

  • Mülk ve mal edinebilme ve miras bırakabilme hakkı genişletilmiş , özel mülkiyet kavramı güçlendirilmiştir.
  • Fark gözetmeksizin halkın eşit kabul edileceği , kanun üstünlüğüne bağlı kalınacağı ilan edilmiştir.
  • Halkın devlete olan güveni arttırılmak istenmiştir.
  • Gayrimüslimlere de askerlik yapma yükümlülüğü getirilmiştir.
  • Padişahın yetkileri kendi iradesi ile kısıtlanmıştır.
  • Tanzimat Fermanı , Osmanlı ülkesinde anayasacılık faaliyetlerinin başlangıcı olarak kabul edilir.